30/10/2007
Gitmediğin Kent Senin kentin Olur Mu?

Bir kentin senin olması demek hala orada yaşıyor olman mı demektir ?
Havasını solumadığın, sokaklarında yürümediğin bir kent hala senin kentin olabilir mi?
Bildiğin kapı sayısı yavaş yavaş azalırken, her gördüğünde tanıdık
simalar yaşlanıp göcüp giderken, cocukken oynadıgın sokaklar bir bir
isim degiştirirken, eski evinin camlarında bilmediğin kişilerin
perdeleri asılıyken sen bu yabancılaşan kente hala benim diyebilir
misin ?
Sırf geçmişine olan saygın, geri dönüp gördüğün bu kentte seni mutlu
etmeye yeter mi? Zaman geçti diye affedilmez dediğin çocukluk
acılarını, gençken yaşadığın düş kırıklıklarını affedebilir misin ?
Artık toprak olmus bir bedeni gözünde canlandirip kokusunu
hatırlayabilir hafızanda kayıtlı olan onunla yaşadığın anları bir bir
anıp gülümseye bilir misin ?
Ben yapamadım!
Döndüm!
Bakamadım geçmişime içime çeke çeke. Buruşmuş elleri öperken
saklayamadım hüznümü. Bildiğim yemekleri bildiğim ellerin yapması bana
huzur vermedi eskisi gibi.
İp atlayıp bitlendiğim o sokaklar yabancıydı, yürüdüğüm yolların
taşları yenilenmiş, mahalle bakkalım coktan toprak olup gitmişti. Eski
evimizin camlarında hiç bilmediğim perdeler asılıydı hiç bilmediğim
insanlara ait olan.
Dedem hala yaşıyordu da anlattıkları yabancıydı bana. Okuduğum okulun
sıvaları dökülmüş bahçe duvarı yenilenmişti. Parkın yerinde artık
kocaman bir bina vardı.
Herşey değişmişti.
Ben değişmiştim.
Kabul edemedim değişimi. Döndüm!
Bana ait olmayan bu şehre bana ait olan gençlik anılarımı geride bırakmanın verdiği rahatlamayla döndüm.
O kentte ben de ayrı bir beni kendi haline bırakarak döndüm. Zamanın ben yokken durduğunu hayal edip döndüm.
Büyüdüğümü kimseye farkettirmeden döndüm..

0 yorum yazılmıştır
Yorum yaz!